SEO

seo

ın saçlarıyla kabaca oynayarak, ganimetipaylasırız ...tabii ben hakkımı aldıktan sonra.Buna daha çok gülen oldu ve orada burada birkaç tezahürat da duyuldu. Caramon, adamın seo  neyikastettiği konusunda süpheli değildi ve duyduğu birkaç yorumdan da bunun ' seo  paylasılacak' seo ilk'ganimet' olmadığını tahmin etti.Fakat kaslarını çatan, birbirlerine huzursuzca bakıp baslarını sallayan birkaç genç yüz de vardı.Hatta seo  , 'Benim bir cadıyla isim yok!' ve 'Bir büyücüyü yatağa atsam daha iyi!' gibi fikirler seo beyaneden birkaç kisi de vardı.Cadı! İste, yine o terim. Caramon'un aklında belli belirsiz hatıralar kıpırdandı.Raistlin ile cücedemirci Flint'le gezdikleri günlerin hatıraları; gerçek Tanrıların dönmesinden önceki günler. Carajnonbir keresinde, yaslı bir kadını, cadı diye ateste yaktıkları seo bir kasabaya vardıkları zamanıncanlı hatırasıyla ürperdi. Kardesi ile ezeli bir sövalye olan Sturm'un, aslında ikinci sınıf birgözbağcıdan baska bir sey olmadığı ortaya çıkan kocakarıyı seo  kurtarmak için hayatlarını tehlikeyeatıslarını hatırladı.Fakat seo  Caramon o ana kadar bu zaman insanlarının he seo  r hangi bir büyülü gücü nasıl gördükleriniunutmustu; üstelik Crysania'nın rahibe gücü -gerçek rahiplerin seo  bulunmadığı o günlerde- daha daçok kusku uyandırırdı. Ürperen Caramon daha sakin bir kafayla, mantıklı düsünmek için kendinizorladı. Yanmak, insafsızca bir ölümdü ama yine de böylesinden daha çabuktu...Cadıyı bana getirin. Çelikparmak yoldan, adamlarından birinin atını tuttuğu yere doğruaksayarak gitti. Atına seo  bindikten sonra eliyle isaret etti. Sonra diğerleriyle gel.Crysania'yı tutan adam kızı ileri doğru sürükledi. seo Uzanan Çelikparmak, kı
ını güçlestirecektir seo  . Ben, Paladine'ın yardımıylakendi odama dönerim.O halde Caramon'a söylememe konusunda seo  mutabıkız? Raistlin, Crysania'ya gözünün ucuylabaktı.Evet, dedi Crysania kesin bir tavırla. Bu olay onu gereksiz bir seo biçimde endiselendirmeklekalacak o kadar. Kız yeniden hastasına baktı. Sabah yine geleceğim Tasslehoff. Raistlin'le konus.Ruhunu hafiflet. Sonra da uyu. Serin elini Tas'in ter içindeki alnına koyan kız ekledi,  seo  Paladineseninle olsun.Caramon mu? dedi Tas, umutla. Caramon mu dediniz? Oburada mı?Tabii ve sen uyuyup, yemeklerini yiyip, dinlendikten sonra seni ona götüreceğim.Onu simdi göremez miyim! diye haykırdı, Tas sevkle; sonra yan gözle Raistlin'e korkarak baktı.Ya...yani eğer çok büyük bir zahmet olmayacaksa...Çok mesgul, dedi Raistlin soğuk bir edayla. O, su anda bir komutan Tasslehoff. seo  Emrindeorduları, savasması gereken bir seo  savası var. Kenderlere ayıracak vakti yok.Doğru, seo  sa...sanırım yoktur, dedi Tas, hafifçe içini geçirip basını yastığına dayayarak; gözlerihâlâ Raistlin'deydi.Crysania basını son bir kez kibarca oksayarak ayağa kalktı. Paladine'ın madalyonunu tutarak birdua fısıldadı ve gecenin içinde kaybolarak gitti.Gelelim bize Tasslehoff, dedi Raistlin, Tas'a, titreten yumusak bir sesle, biz bize seo kaldık.Büyücü güçlü
seo

kendisini küçümsüyordu, kendi korkusunu. seo  Orada olacağım Usta, dedi.Raistlin basbüyücünün satosunun çok altlarında bir yerlerde seo  bulunan laboratuvarında büyük birtas blok üzerinde yatıyor-du.Kalın siyah cüppesi bile onu soğuktan koruyamıyordu; Raistlindenetlenemez bir biçimde titriyordu.Fakat soğuktan mı, korkudan mı, yoksa seo heyecandan mıtitrediğini kendisi de bilmiyordu.31Fistandantilus'u görmüyor ama onu duyabiliyordu...cüppesinin fısıltısını, asasının yerdekiyumusak seo  sesini, büyü kitabının çevrilen sayfalarını. Büyücünün bakısları altında çaresiz gibi tasauzanmıs olmak Raistlin'in sinirlerini germisti. O an hızla yaklasıyordu.Sanki ona cevaben, Fistandantilus, genç büyücünün görüs alanında belirdi, kantasındanpandantif boynundan sallanırken o sabırsız açlık ifadesiyle genç büyücünün üzerine seo  eğildi.Evet, dedi büyücü, hünerlisin.Uzun, seo  uzun yıllardır rastladığım tüm genç çıraklardan dahahünerli ve daha güçlüsün.Bana ne yapacaksın? diye sordu Raistlin kabaca. Sesindeki çaresizlik tınısı tamamen zorakiydi.Pandantifin nasıl çalıstığını bilmeliydi.Bunun ne önemi olabilir? diye sorguladı Fistandantilus soğukça, elini genç büyücünün göğsünekoyarak.Bseo  enim...size gelme amacım öğrenmekti, dedi Raistlin dislerini sıkıp bu tiksindirici temastankıvranmamaya çalısarak. seo  Öğreneceğim, üstelik son ana kadar!Hos. Bakısları karanlığa kayıp, düsüncelere dalan Fistandantilus basını onaylarcasınasalladı.Büyük bir seo  ihtimalle büyüyü aklından tekrarlıyor, diye düsündü Raistlin kendi kendine.Bizim Sanat'ta doğustan yetenekli olması bir yana, bilgiye bu kadar aç bir beden ve aklın içinegirmek hosuma gidecek. Pekâla, açıklayayım. Son dersim çırak. İyi öğren.Yaslanmanın dehsetini sen bilemezsin genç adam. İlk yasamımı ve benim -gelmis geçmis engüçlü büyükullanıcısı olan benim-yaslılık seo  tarafından yutulacak zayıf ve zavallı bir bedene mahkûmolduğumu fark ettiğimde hissettiğim hiddet ile seo çaresizliğin korkunç öfk
nı nöbete seo  dikmek ve mezarları hazırlamakiçin ayırabilmislerdi.Crysania kan sınavını da vermisti. Kendisini seo  gözeten Cararnon tarafından dövüsten uzaktutulmus olsa da -kaleye seo girdikten sonra- kız ondan sıyrılmayı basarmıstı. Artık pelerini vekukuleta seo  sını örtünerek yaralılar arasında dolasıyor, gizlice, dikkati üzerine çekmedeniyilestirebileceklerini iyi seo  ediyordu. Ve daha sonraki yıllarda hayatta kalanlar torunlarına, seo  boynundaparlak bir ısık tasıyan beyaz cüppeli bir suretin kibar ellerini kendilerine seo  dokundurduğunu vebütün ağrılarını iyilestirdiğini anlatacaktı.Bu arada Caramon, sağlıklı düsünemeyecek kadar yorgun olduğu halde, Pax Tharkas'taki birodada subaylarla bulusmus stratejilerini planlıyordu.Böylece, kara cüppeli suretin Pax Tharkas'ın açık kapılarından girdiğini çok az kisi görmüstü.Suret kan kokusu karsısında ürken, yerinde duramayan kara bir aseo  ta biniyordu. Duraksayan suret,atına birkaç söz söyleyerek, görünüse gör seo  e hayvanı sakinlestirdi. Sureti görenler bir an içindehsetle duraksadılar, çoğu seo bunun gömülmemis olanları toplamaya seo gelen Ölüm'ün ken
seo

seo a
rbardin'in yolunu tutmustu.  seo  Soydaslarına ihanet eden Devvarlar ele geçirdikleriDuncan'ın birasını içerek yaptıkları is hakkında atıp tutarlarken Cara-rnon'un ordusundakilerinçoğu onlara tiksintiyle bakıyordu.270271O gece günes kavusurken avlu, zaferlerini kutlayan cüceler, in. sanlar ve herkesi seo etkisi seo  altınaalacak olan sarhosluğu bosuna engellemeye çalısan subaylarla dolmustu.  seo Bağırarak, kabadayılıkederek ve birkaç kisinin kafasını tokusturarak birkaçını nseo  öbete dikmek ve mezarları hazırlamakiçin ayırabilmislerdi.Crysania kan sınavını da vermisti. Kendisini gözeten Cararnon tarafından dövüsten seo  uzaktutulmus olsa da -kaleye girdikten sonra- kız ondan sıyrılmayı basarmıstı.  seo  Artık pelerini vekukuletasını örtünerek seo  yaralılar arasında dolasıyor, gizlice, dikkati üzerine çekmedeniyilestirebileceklerini iyi ediyordu. Ve daha sonraki yıllarda hayatta kalanlar torunlarına, boynundaparlak bir ısık tasıyan beyaz cüppeli bir suretin kibar ellerini kendilerine dokundurduğunu vebütün ağrılarını iyilestirdiğini anlatacaktı seo .Bu arada Caramon, sağlıklı düsünemeyecek kadar yorgun olduğu halde, Pax Tharkas'taki birodada subaylarla bulusmus stratejilerini planlıyordu.Böylece, kara cüppeli suretin Pax Tharkas'ın açık kapılarından girdiğini çok az kisi görmüstü.Suret kan kokusu karsısında ürken, yerinde duramayan kara bir seo  ata biniyordu. Duraksayan suret,atına birkaç söz söyleyerek, görünüse göre seo  hayvanı sakinlestirdi. Sureti görenler bir seo  an içindehsetle duraksadılar, çoğu bunun gömülmemis olanları toplamaya gelen Ölüm'ün kendisiolduğuna dair hummalı (ya da sarhosluk etkisiyle) bir kanıya varmıstı.Sonra biri büyücü diye fısıldadı; bunun üzerine biraz korkuyla gülerek, rahat bir seo nefes alıpbakıslarını seo  çevirdi

seo

seo b
ndisinin yansıdığını gördü.Crysania, Raistlin'in yanına ilerledi. Raistlin asasına seo  yaslanırken o da elini adamın koluna koyupCaramon'a soğuk, gri gözleriyle baktı. Tanrılar bizimle, dedi kadın. Fistandantilus ile birliktedeğildi. Kardesin sanatında çseo  ok güçlü, ben de inancımda seo güçlüyüm. Basarısız olmayacağız!Caramon'a bakmaya, kardesinin aksini gözlerinin parlak kürelerinde tutmaya devam edenRaistlin gülümsedi. Evet, diye fısıldadı; sözlerini telaffuz edisinde belli bir tıslama vardı,gerçekten de Tanrılar bizimle!Büyük Zhaman kalesinin ilk katında, eski günlerde toplantı ve kutlama yerleri olarak kullanılanmuazzam,  seo  tastan oyma salonlar vardı. Aynı zamanda, ilk katta, bir zamanlar kitaplarla dolu,sessiz çalısma yapmak ve seo  meditasyona dalmak için kullanılan odalar da bulunuyordu. En arkauçta, uzun zamandır kullanılmayan vseo  e yılların tozuyla kaplanmıs olan mutfaklar ve kilerlermevcuttu.Üst katlarda eski, seo  modası geçmis mobilyalar, çöl havasının kuruluğu sayesinde yıllar boyuncabozulmamıs örtülerle örtülü yatakların olduğu yatak odaları vardı. Caramon, Lady Crysania veCaramon'un kadrosundaki subaylar bu odalarda uyudu. Eğer deliksiz bir uyku çekmedilerse de,eğer gece boyunca garip sözler fısıldayan sesler duydularsa da veya seo  mehtaplı karanlık içinde,duman gibi süzülen hayalet suretlerini görür gibi olduklarını düsündükleri için bazen uyandılarsada, kimse bunu gün ısığında itiraf333letmemisti.Fakat birkaç gece sonra bu seyler unutulmus; yetmeyen erzaklar, insanlar ve cüceler arasındapatlak veren seo  kavgalar, ajanlardan gelen raporlar,Thorbardin cücelerinin devasa, iyi silahlanmıs birgüç seo  topladıklarıyla ilgili daha büyük endiseler tarafından seo  yutulmustu.Aynı zamanda, Zhaman'da, seo ilk katta, görünüs

seo

seo c
tlakta -hiddet değil- nese, utkugördü. Sonra parlak aynalar geri döndü. Caramon, gözlerden sadece zayıf kıs günes ısığından biryama içersinde kendisinin yansıdığını gördü.Crysania, Raistlin'in yanına ilerledi. Raistlin asasına yaslanırken o da elini adamın koluna koyupCaramon'a soğuk, gri gözleriyle seo baktı. Tanrılar bizimle, dedi kadın. Fistandantilus ile birliktedeğildi. Kardesin sanatında çok güçlü, ben de inancımda güçlüyüm. Basarısız olmayacağız!Caramon'a bakmaya, kardesinin aksini gözlerinin parlak kürelerinde tutmaya devam edenRaistlin gülümsedi. Evet, diye fısıldadı; sözlerini telaffuz edisinde belli bir tıslama vardı,gerçekten de Tanrılar bizimle!Büyük Zhaman kalesinin ilk katında, eski günlerde toplantı ve kutlama yerleri olarak kullanılanmuazzam, tastan oyma salonlar vardı. Aynı zamanda, ilk katta, bir zamanlar kitaplarla dolu,sessiz çalısma yapmak ve meditasyona dalmak için kullanılan odalar da bulunuyordu. En arkauçta, uzun zamandır kullanılmayan ve yılların tozuyla kaplanmıs olan mutfaklar ve kilerlermevcuttu.Üst katlarda eski, modası geçmis mobilyalar, çöl havasının kuruluğu sayesinde yıllar boyuncabozulmamıs örtülerle örtülü yatakların olduğu yatak odaları vardı. Caramon, Lady Crysania veCaramon'un kadrosundaki subaylar bu odalarda uyudu. Eğer deliksiz bir uyku çekmedilerse de,eğer gece boyunca garip sözler fısıldayan sesler duydularsa da veya mehtaplı karanlık içinde,duman gibi süzülen hayalet suretlerini görür gibi olduklarını düsündükleri için bazen uyandılarsada, kimse bunu gün ısığında itiraf333letmemisti.Fakat birkaç gece sonra bu seyler unutulmus; yetmeyen erzaklar, insanlar ve cüceler arasındapatlak veren kavgalar, ajanlardan gelen raporlar,Thorbardin cücelerinin devasa, iyi silahlanmıs birgüç topladıklarıyla ilgili daha büyük endiseler tarafından yutulmustu.Aynı zamanda, Zhaman'da, ilk katta, görünüse seo göre tamamen yanlı

seo

seo

'a bir korku hakim olmaya basladı. Sanki dayanılmazbir sekilde Raistlin'e doğru çekiliyordu, hatta sanki bu dünya üzerindeki her sey basbüyücüyedoğru çekiliyordu; gerçi -korkuyla etrafına bakınca- bir milim bile kıpırdamamıs olduğunu gördü.Fakat dönüp kardesine baktığında bu his daha da seo kuvvetli bir sekilde yeniden kendini belli etti.Raistlin, dünyanın merkezinde durmus, elleri ileri uzanmıs; bütün sesler, bütün ısıklar ve hattahava dahi, sanki onun kucağına kosuyorlardı. Caramon'un ayaklarının altındaki toprak dahidalgalar halinde, bir nabız gibi atarak basbüyücüye doğru akmaya baslamıstı.Raistlin ellerini daha da yukarı kaldırdı, sesi belli belirsiz yükselmisti. Sonra duraksadı vesöylediği seyleri yavas yavas, tek tek ve açıkça söylemeye basladı. Rüzgâr siddetlendi, toprakkabardı. Caramon, bütün dünya kardesine kosuyormus gibi çılgınca bir kanıya kapılmıstı; kendiside basbüyücünün kara girdabı tarafından emilmemek için ayaklarını sıkı sıkı yere basmıstı.Raistlin'in parmakları gri, kaynayan gök yüzüne doğru çevrildi. Yerden ve havadan çektiği enerjikendi içinde kabarmaya baslamıstı. Parmaklarından çıkan gümüs rengi simsekler bulutlaraçarpıyordu. Cevaben parlak, sivri uçlu bir ısık çatallanarak indi ve genç196197rahibin yattığı minik eve değdi. Her seyi parçalayan bir patlamayla, mavi-beyaz alevden bir topbinayı yuttu.Raistlin bir kez daha konustu ve bir kez daha parmaklarından gümüs rengi simsekler çaktı. Birkez daha ısıktan bir çizgi cevap verdi, büyücüye çarparak! Bu kez kırmızı-yesil bir alev tarafındanyutulan Raistlin olmustu.Crysania bir çığlık attı. Caramon'un kolları arasında çırpınarak kendisini kurtarmaya çalıstı.Fakat kardesinin sözlerini hatırlayan Caramon kızı sıkıca tutarak onun Raistlin'in yanına gitmesiniengelledi.Bak! diye fısıldadı boğuk bir sesle, kızı sıkıca tutarak. Alevler ona dokunmuyor!Atesin ortasında seo duran Raistlin i

seo

seo d
kırmıs ama hemen sonra dolanmakta olduğu kim bilirhangi karanlıklarsa, ona geri dönmüstü.Caramon'un bile dokunmaya cesaret edemediği ve laboratuvar-da bırakmak zorunda kaldığıasanın ısığından mahrum oldukları için Crysania ile Caramon, Raistlin'in seo yakınlarına büzüsmüs,oturmuslardı. Atesi tüm parlaklığıyla canlı tutuyorlardı ama her ikisi i de Kule'nin, durmus onlarıseyreden muhafızlarının gölgelerinin farkındaydılar.Sonunda Raistlin uyandı. İlk nefesiyle Caramon'a iksirini hazırlamasını emretti; bunu içtiktensonra muhafızlardan birini yollayıp asayı getirtebilmisti. Sonra Crysania'yı yanına çağırdı.Astinus'a gitmelisin, diye fısıldadı.Astinus! diye tekrarladı Crysania anlayamadan, hayret içinde. Tarihçi mi? Amanasıl...anlayamıyorum...Raistlin'in gözleri pırıldadı, soluk yanağında bir noktaya hum- l malı bir parlaklıkla bir renkgelmisti. Kapı burada değil! diye hır- * ladı güçsüz bir hiddetle dislerini sıkarak. Elleri kasıldı veneredeyse hemen öksürmeye basladı. Hiddetle Crysania'ya baktı.Zamanımı ahmakça sorularla bosa harcamam! Git, o kadar! diye emretti o kadar büyük birhiddetle ki kız olduğu yerde büzülerek, irkildi. Raistlin kendisini yere bırakıp, nefes almaya çalıstı.Caramon, Crysania'ya endiseyle baktı. Kız çalısma masasına yürüyerek, görmeyen gözlerle masaüzerinde duran yıpranmıs, kararmıs büyükitaplarma bakmaya basladı.Dur bir dakika hanımefendi, dedi Caramon yavasça ayağa kalkıp kıza doğru giderek. Gitmeyidüsünmüyorsun değil mi? Bu Astinus da kimin nesi? Ayrıca bu seo Koru'dan zarar g

seo

seo e
karanlıklarsa, ona geri dönmüstü.Caramon'un bile dokunmaya cesaret edemediği ve laboratuvar-da bırakmak zorunda kaldığıasanın ısığından mahrum oldukları için Crysania ile Caramon, Raistlin'in seo yakınlarına büzüsmüs,oturmuslardı. Atesi tüm parlaklığıyla canlı tutuyorlardı ama her ikisi i de Kule'nin, durmus onlarıseyreden muhafızlarının gölgelerinin farkındaydılar.Sonunda Raistlin uyandı. İlk nefesiyle Caramon'a iksirini hazırlamasını emretti; bunu içtiktensonra muhafızlardan birini yollayıp asayı getirtebilmisti. Sonra Crysania'yı yanına çağırdı.Astinus'a gitmelisin, diye fısıldadı.Astinus! diye tekrarladı Crysania anlayamadan, hayret içinde. Tarihçi mi? Amanasıl...anlayamıyorum...Raistlin'in gözleri pırıldadı, soluk yanağında bir noktaya hum- l malı bir parlaklıkla bir renkgelmisti. Kapı burada değil! diye hır- * ladı güçsüz bir hiddetle dislerini sıkarak. Elleri kasıldı veneredeyse hemen öksürmeye basladı. Hiddetle Crysania'ya baktı.Zamanımı ahmakça sorularla bosa harcamam! Git, o kadar! diye emretti o kadar büyük birhiddetle ki kız olduğu yerde büzülerek, irkildi. Raistlin kendisini yere bırakıp, nefes seo almaya çalıstı.Caramon, Crysania'ya

seo

seo f
isçilikler o kadar mükemmeldi ki Dünya'nın DökümcüsüTanrı Reorx bunlara bakıp çok beğendi. Bir kez böyle bir mükemmeliyetin insanlar tarafından eldeedildiği takdirde yasamda uğrasmak seo için baska bir amaçları kalmayacağını bilen Reorx, Kal-thaxırkım olduğu gibi, cennetin ocaklarında çalısmaları için yanına almıstı.Kal-thax ırkının bu kadim islerinden çok az bir kalıntı o güne kalabilmisti. Bunlar da cücelerinThorbardin Krallığı içinde tutuluyor ve her seyden çok değer veriliyordu. Kal-thaxlar zamanından126sonra her cücenin hayatındaki en büyük amacı, tasçılık isinde o en mükemmel bir noktaya gelip,Reorx'la birlikte yasamak için cennete kabul edilebilmekti.Fakat zaman ilerledikçe bu saygın amaç çarpıtılarak sabit fikir haline getirilmisti. Tastan baskahiçbir sey düsünmeyen, tastan baska hiçbir seyin hayalini kurmayan cüceler, yaptıkları isinmahiyeti gibi esnek olmayan, değismeyen varlıklar haline gelmislerdi. Dağların altındaki kadimsaraylarının derinliklerini kazarak dıs dünyadan uzak durdular. Dıs dünya da onlardan uzakdurdu.Zaman ilerledi ve insanlar ile elfler arasına trajik savaslar getirdi. Bu seo savaslar KılıçkabzasıParsömeni'nin imzalan

seo

seo u
m kaldırınca sesi kesildi.Tas! diye fısıldadı Caramon, tas kesilerek.Merhaba Caramon, dedi Tas güçsüzce. Se...seni yeniden gördüğüme felaket memnun oldum.Sana anlatacak çok seyim var; üstelik çok da seo önemli ve mutlaka anlatmam gerek ama galiba sa...sanırım...galiba...bayılacağım.Dste böyle, dedi Tas, yavasça; Caramon'un solgun, ifadesiz yüzüne bakarken, göz yaslarındanetrafı karanlık görüyordu. Büyülü aletin nasıl çalısacağı konusunda bana yalan söyledi. Denediğimzaman elimde parçalara ayrıldı. Atesli dağın düsüsünü görebildim, diye ekledi, neredeyse bu,baslı basına her seye değerdi. Görmek için ölmeye bile değebilirdi. Henüz ölmediğim için eminolamıyorum tabii, ki bir süre öldüm zannetmistim. Eğer Sonrakiyasam'ı Cehennem'de geçirmemgerekiyorsa buna değmeyeceği kesin, orası pek hos bir yer değil. Neden oraya gitmeye çalıstığınıanlayamıyorum.Tas içini çekti. Her neyse, onu bu yüzden affedebilirdim -kenderin sesi sertlesti, minik çenesikasıldı- ama Gnimsh'e yaptıklarından ve sana yapmaya çalıstıklarından sonra...Tas dilini ısırdı. Bunu söylemeyi tasarlamamıstı.Caramon ona baktı. Devam et Tas, dedi. Bana ne yapmaya çalıstı?Hi...hiçbir sey, diye kekeledi Tas, Caramon'a hafifçe sırıtarak. Saçmalıyorum iste. Beni bilirsin.Ne yapmaya çalıstı? Caramon hüzünle gülümsedi. Bana yapabileceği baska seo bir sey kalmam

seo

seo m
noktada çakılı kalmıs, sanki, havadan gelmis gibi belirip Caramon'unhayatını kurtaran garip kender duruyordu. Kenderin yüzü kül rengiydi ve dudaklarının kenarlarımorarmıs gibiydi. Baska ne yapması gerektiğini bilemeyen Garic, sağlam kolunu kenderin belinedolayarak kaldırdı ve onu da harita odasına tasıdı. Dçeri seo girer girmez muhafızlar kapıyı kapatıpiyice sürgülediler.Caramon'un yüzü kan ve ter içinde kalmıstı ama Garic'e sırıttı.Sonra yüzü ciddilesti.Seni kahrolasıca ahmak sövalye, diye homurdandı. Sana açık bir emir vermistim ve senuymadın! Yapmam gereken...Fakat Garic'in kolunun altında kıvranan kender basım kaldırınca sesi kesildi.Tas! diye fısıldadı Caramon, tas kesilerek.Merhaba Caramon, dedi Tas güçsüzce. Se...seni yeniden gördüğüme felaket memnun oldum.Sana anlatacak çok seyim var; üstelik çok da önemli ve mutlaka anlatmam gerek ama galiba sa...sanırım...galiba...bayılacağım.Dste böyle, dedi Tas, yavasça; Caramon'un solgun, ifadesiz yüzüne bakarken, göz yaslarındanetrafı karanlık görüyordu. Büyülü aletin nasıl çalısacağı konusunda bana yalan söyledi. Denediğimzaman elimde parçalara ayrıldı. Atesli dağın düsüsünü görebildim, diye ekledi, neredeyse bu,baslı basına her seye değerdi. Görmek için ölmeye bile değebilirdi. Henüz ölmediğim için eminolamıyorum tabii, ki bir süre öldüm zannetmistim. Eğer Sonrakiyasam'ı Cehennem'de geçirmemgerekiyorsa buna değmeyeceği kesin, orası pek hos bir yer değil. Neden oraya gitmeye çalıstığınıanlayamıyorum.Tas içini çekti. Her neyse, onu bu yüzden affedebilirdim -kenderin sesi sertlesti, minik çenesikasıldı- ama Gnimsh'e yaptıklarından ve sana yapmaya çalıstıklarından sonra...Tas dilini ısırdı. Bunu söylemeyi tasarlamamıstı.Caramon ona baktı. Devam et Tas, dedi. Bana ne yapmaya çalıstı?Hi...hiçbir sey, diye kekeledi Tas, Caramon'a hafifçe sırıtarak. Saçmalıyorum iste. Beni bilirsin.Ne yapmaya çalıstı? Caramon hüzünle gülümsedi. Bana yapabileceği baska bir seo sey kalmamıstırdiyordum.Seni öldürt

seo

seo t
yoldan çıkartan Karanlıklar Kraliçesi tarafındanyoldan çıkartılarak -Raistlin'in yüzü solmustu- Tanrıçanın diyarına gitmek için Kapı'yı kullandı veTanrıçanın ona vaad ettiği ödülü aldı, her gece, rüyalarında... Raistlin acı, alaycı bir kahkahaylagüldü, ...aptal! Ona ne olduğunu kimse bilmiyor. Ama Kapı'dan bir daha seo hiç geri gelmedi. Öteyandan Kraliçe geçti. Ve onunla birlikte ejderha orduları geldi...İlk Ejderha Savasları! dedi Crysania, nefesi kesilerek.Evet, benim yolumdan disiplinsiz, denetimsiz biri tarafından basımıza musallat edildi. Bastançıkarılmaya izin veren biri... Susan Raistlin, düsüncelere dalarak atese baktı.Ama ben bunu hiç duymamıstım! diye itiraz etti Caramon. Efsanelere göre, ejderhalar biraraya gelerek...Senin tarih bilgin yatma zamanı anlatılan masallarla sınırlıdır kardesim! dedi Raistlinsabırsızca. Ve bu da, ejderhalar hakkında ne kadar az sey bildiğini gösteriyor. Bağımsız, mağrur,ben merkezci ve herhangi bir savas girisiminde bulunmak için koordine olmaları bir yana, biraksam yemeği hazırlamak için bile hiçbir sekilde bir araya gelemeyecek tabiatta olan yaratıklardır.Hayır, Kraliçe tam o sırada tüm hasmetiyle dünyaya gelmisti, bizim savasımızda-ki gibi sadecegölgesi değil. Dünyaya savas açmıs ve sadece Hu-ma'nın büyük fedakârlığı sayesinde gerisürülebilmisti.Raistlin durdu, ellerini dudaklarına götürerek düsündü. Kimisi Huma'nın Ejderhamızrağını,efsanede anlatıldığı gibi, Tanrıçayı fiziksel olarak yok etmek için kullanmadığını söyler. Dahaziyade51mızrağın, Tanrıçayı, Kapı'ya geri sürüp Kapı'yı mühürlemek gibi büyülü bir özelliği vardı.Huma'mn onu geri sürebilmesi gerçeği, kraliçenin, -bu dünyada- zayıf olduğunun kanıtıdır.Raistlin gözlerini ayırmadan atese bakıyordu. Eğer Tanrıça Kapı'dan girdiğinde biri -onu sadecegeri sürecek değil, onu tamamen yok edebilecek gerçek güce sahip biri- olsaydı o zaman tarihbastan yazılabilirdi iste.Kimse konusmadı. Crysania alevlere dikti bakıslarını, seo belki de basbüyücüy

seo

seo z
ni daha rahat bir pozisyona soktu. O, onlarla birliktegitmeyecekti. Çok yaslıydı. Bir zamanlar böyle bir sey onu çok sinirlendirirdi ama artık böyle seo birseyin iltifat sayıldığı bir yasa gelmisti. Ayrıca dizleri de tehlikeli boyutlarda gıcırdıyordu.Bırakın yerlessinler, diye tavsiyede bulundu yaslı hırsız. Bırakın aksam yemeklerini yesinler verahatlasınlar. Sonra -elini gırtlağına götürerek kıkırdadı- iki yüz elli üç adım...Komutanın çadırının dısında nöbet tutan Garic içerideki sessizliği dinliyordu. Bu çok daharahatsız ediciydi ve sanki bu sessizlik en siddetli tartısmanın sesinden de daha çokyankılanıyordu.Çadırın girisindeki bez kapıdan içeri bakınca, her gece olduğu gibi üçünün birlikte oturduğunu,sadece arada sırada bir seyler mırıldandıklarını ve anlasıldığı kadarıyla herkesin kendi sorunlarınadalmıs olduğunu gördü.Büyücü çalısmalarına iyice dalmıstı. Söylentilere göre Thorbar-din'in kapılarını patlatıp açacakbüyük ve güçlü bir büyü üzerinde çalısıyordu. Cadıya gelince, onun ne düsündüğünü kimbilebilirdi? Garic en azından, Caramon'un kıza göz kulak oluyor olmasına sükrediyordu.Adamlar seo arasında cadıyla i

seo



SEO